yahu ne işe yarar şu edebiyat?

Caudwell’in dediği üzere değişimi sağlamak gibi ulvi bir amaca mı sahiptir edebiyat? Toplumdaki içten içe bilinen sorunlara ayna tutarak uyanmamızı mı sağlar? Yoksa yalnızca yüzümüze ufak bir tebessüm kondurmak için mi vardır? 

İnsana bilmemenin verdiği rahatsızlık kadar can sıkıcı gelen pek az şey vardır. Edebiyatın işlevini, insana etkisini merak etmesinin altında bu bilinmezlik duygusu yatar. Kesin bir cevap, ‘Edebiyat şunun için vardır!’ diyebileceği bir kavram olmadıkça canı sıkılır, cevap arar. Kant’a göre edebiyatın işlevini düşünmek, insanı paradoksal bir döngüye sokar. ‘Amaçsız bir amaçlılık’ diye tanımlar sanatı. Ayhan Geçgin ise, Kant’tan üç yüzyıl sonra, edebiyatın krizden doğduğunu iddia eder. Bana göre, kriz kişiden kişiye farklılık gösterir. İnsan ne zaman kendi dünyasındaki işleyişe anlam veremez, işte o zaman derdine deva aramaya başlar. Aydınlanma’yla birlikte ortaya çıkan romantizm akımına göre bu devayı edebiyatta bulmak çok kolaydır çünkü kabuğundan çıkmanı, başkalarının denizlerinde kaybolmayı ve en sonunda ise kendi yaşamınla eser arasında bir bağ kurmanı sağlar. Kurulan bu bağ, Bergson’ın “Uzun zamandır içimizde tasavvur edilebilen ama görünmez kalan duygu ve düşünce nüanslarını” görünür hale getirir. 

Bloom’a göre ise edebiyat insanı konformizmden arındırarak onu körelmekten kurtarır. Felsefi, psikolojik veya sosyolojik söylemlerden farklı olarak tamamen duyguya hitap eder ve insanı en zayıf noktasından yakalar. Okuru alışılagelmiş kalıpların dışına itmeye çalışarak özerk benliklerin var olmasına katkı sağlar. 

Ancak her okunan aynı tadı bırakmaz, belki bazıları ‘zaman kaybı’ gibi gelir çünkü ne hislerin değişmiştir ne de yeni bir şey öğrenmişsindir. Oysaki bundan iki yıl sonra, başından geçen bir olay aklına o romanı getirir, sonradan farkına varmanı sağlar. Benim düşünceme göre bu, edebiyatın ebedi keşfettirici özelliğidir. Okunan her şey insanı zamansız bir keşif serüvenine çıkartır. Bu süreçte insan kendini, çevresini ve dünyayı keşfeder; zaman zaman üzülür bazen ise huzur dolar. 

Bana göre ise edebiyatın en önemli işlevi ise ucunu açık bırakmak, okuru bir merakla terk etmektir. Bilge Karasu’nun da dediği gibi gerçek dünyadan soyutlanan okur kendi kurgusunu yapar ve düşünmeye yönelir. Bir düşünceden doğan edebiyat, okurun düşüncesiyle şekil değiştirir ve anlam kazanır. Ek olarak, Orhan Pamuk’un, eserin gerçekliğini sorgulamasıyla ilgili okura dair bir tezi vardır. Yazar ona kendi yaşanmışlıklarını aktardığını söylemez, ancak okur buna inanır. Acaba Masumiyet Müzesi romanındaki Kemal, Orhan Pamuk’un kendisi midir? Eserin gerçekçiliği onu saf, hayalperest yapar. Bir yandan bu olayların bir kurmaca olabileceğini de düşünür. Zihninde gerçekleşen oyunlar, bir yandan romanı sürükleyici yaparken bir yandan da edebiyatın olasılıklar ve bilinmezliklerle dolu dünyasına doğru okuru gezintiye çıkarır. Bu bilinmezlik insana bir yandan yeni buluşlar ortaya çıkarmasına yardımcı olurken bir yandan da edebiyata özgü bir haz verir. 

Sonuç olarak, aynı midemizin yemek yemeye, vücudumuzun spor yapmaya ihtiyacı varsa; ruhumuzun rahatlamaya ve gelişmeye gereksinimi vardır. Bence Barthes’ın edebiyatı nefes almaya benzetmesi bundan kaynaklanır. Sorunların sonsuza kadar bitmek tükenmeyeceği bu dünyada sorunları ele alan, insanı düşünmeye iten ve ruhuna ilaç olan şey edebiyattır. Bazı düşünürler her ne kadar edebiyatın bıraktığı etkinin başka şekillerde de bulunabileceğini iddia etseler de benim düşünceme göre merak, haz ve empati duygularını harmanlayarak okuru bu denli düşünmeye iten başka bir dal yoktur. 

Elif Sakallı

edebiyat

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: