On Dört Milyar Anten

On Dört Milyar Anten

Zeynep Karahasan’dan

Karıncalardır ormanı ayakta tutan fakat yine karıncalardır ormanın etten ayakları altında ezilen. Dizi dizi karıncalardır nasır tutmuş ayakların altında… Dizi dizi, karıncalar…  Zamanla gerçekleri gömülür toprağın en soğuk, en alt katmanına, cesetleriyle birlikte… Toprağın en soğuk, en alt katmanına…

Tüm gün çalışıp, kan ter içinde kalırlar.
Tembel böceklerdir karıncalar.
Bir damla su ve bayat ekmek kırıntısıyla doyan
açgözlü böceklerdir…
Böceklerdir, emirlere harfiyen uyan
Tek sıra halinde
ölüme 
marş!
Kimsenin sevmediği çirkin, sefil böceklerdir karıncalar. Ne güzel!

Düne kadar yalnızdı karıncalar. Özgür-
Artık başlarında bir devlet var. Ne iyi!
Altı ayaklarının ikisini keser bu devlet. Cani-
Zaten dört ayak kime yetmez? Ne güzel!
Artık soğuk kış aylarında sığınacak toprakları değil
sapasağlam karton kutuları var.
Devletin hediyesidir bu karton kutular.
Yağmur yağınca sırılsıklam…
Rüzgar esince bırakır onları gider.
Çok güzel, sapasağlam karton kutular… Ne iyi! Ne güzel!

Dizi dizi karton kutuların içinde mini mini karıncalar. Ne tatlı! Ne güzel!
klostrofobik karıncalar…
korkmuş karıncalar…
dört duvarı düşman eylemiş… Ne güzel!

Karton kutular içinde çırılçıplak, karıncalar…
çaresiz, karıncalar…
canlı, karıncalar… 
Kim bilir daha ne kadar canlı kalacaklar?
Şuan nefes alabiliyorlar
ağlayabiliyorlar
bağırabiliyorlar
kaçamıyorlar
sıkışmışlar

Karton kutular sağ olsun. 
Dizi dizi karton kutular…
Hani şu güzel,
sapasağlam karton kutular.

Üzerine boya badana, biraz da böcek ilacı… 
Ne güzel!