Category: edebiyat

KAVAKLARIN ALKIŞI

Mürdüm rengi, kadife bir gecenin sükûnetinde sessiz sedasız yürüyorum. Hafiften bir meltem yorgun gözyaşlarımdan ıslanmış yanaklarımı okşuyor. Ürperiyorum. Kavak ağaçları hep bu kadar küskün miydi? Yolun iki kenarından beni ve gittikçe hızlanan adımlarımı seyrediyorlar. “Yeter, bakmayın!” Meltem beni yavaşça kuzey rüzgarının soğuk kollarına teslim etmekte. Yağmur yağacak. “Olamaz!” Koşmaya başlıyorum. Su birikintilerine bastıkça nemli ayaklarım…

Read more KAVAKLARIN ALKIŞI

yahu ne işe yarar şu edebiyat?

Caudwell’in dediği üzere değişimi sağlamak gibi ulvi bir amaca mı sahiptir edebiyat? Toplumdaki içten içe bilinen sorunlara ayna tutarak uyanmamızı mı sağlar? Yoksa yalnızca yüzümüze ufak bir tebessüm kondurmak için mi vardır?  İnsana bilmemenin verdiği rahatsızlık kadar can sıkıcı gelen pek az şey vardır. Edebiyatın işlevini, insana etkisini merak etmesinin altında bu bilinmezlik duygusu yatar.…

Read more yahu ne işe yarar şu edebiyat?

yüz leş be

Annemin sıcak tutsun diye indirimden aldığı pijamalarım üstümde, karışık çerezimin içindeki Antep fıstıklarını ayıklıyorum. Bazen bu ayıklamayı kendimi eğlendirmek için bir oyuna çeviririm. Mesela elimi kâseye atarken kâseye bakmamaya çalışırım. İşte o an bilemezsiniz her ihtimal iki parmak arasındadır. Leblebi mi gelecek Antep fıstığı mı? Bazıları Antep fıstığı gelsin diye büyük bir beklentiyle yapar bunu,…

Read more yüz leş be